Astrolog Ilknur AZIZOGLU
""Dekan Yorumcusu""
Sayfamız; Astroloji ve Burç Yorumları bilgilendirme amaçlıdır
Sorularınız için iletişim: +90 530 942 66 10 (WhatssApp)
danismanlik@ilknurazizoglu.com
Hoşgeldiniz
Modern-Batı Astrolojisiyle hizmet vermekteyim.
Astroloji ve Mitoloji ile 1998 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Hindoloji (Hint Bilim) Bölümünde tanıştım ve buradan mezun oldum. Çeşitli Uzmanlardan Astroloji Seminerleri ve Eğitimleri aldım.
Çalışmalarımda hem Sabit Yıldızları hem de Sabian Sembollerini kullanmaktayım.
Bu sayfada bulabileceğiniz bilgiler astrolojiyi öğretmek, günlük yaşamda İlahi gücün kadersel etkilerinin yanı sıra, cüzi irade ile yaşamda doğru bir çizgide ilerlemeyi mümkün kılacak astrolojiyi sevdirmek ve benimsetmek hedeflidir.
Sayfamız sadece genel bilgilendirme amaçlıdır."
ASTROLOJİ DANIŞMANLIKLARI VE ASTROLOJİ EĞİTİMİ SİZE NE KAZANDIRIR:
Astroloji, göksel döngüler ile insan deneyimi arasında anlamlı bir bağ kuran, temelleri antik dönemlere dayanan kadim bir yorum disiplinidir. Ampul (güncel) bilimsel metodolojilerle kanıtlanmış bir kehanet mekanizması barındırmaz ve bu niteliğiyle pozitif bir bilim dalı sınıfına girmez.
Astrolojik analizlerin vadettiği nokta kesin bir kesinlikten ziyade geniş bir perspektiftir: hangi ana temaların haritada öne çıktığı, hangi zaman dilimlerinde hangi başlıkların öne çıkma potansiyeli taşıdığı. "Kesin olarak şu tarihte bu gerçekleşecek" tarzındaki dogmatik olay bildirimleri, nitelikli bir yorum geleneğinin iddiasını yansıtmaz. Klasik ve modern astrolojik ekoller, doğum haritasını on iki farklı yaşam alanını temsil eden evler sistemiyle inceler.
Profesyonel bir yorumda öne çıkabilecek temel başlıklar genel hatlarıyla şunlardır:
Kişilik yapısı ve yaşam yönelimi. Bireyin temel eğilimleri, dış dünyada bıraktığı izlenim, hangi tutumların onu desteklediği ya da hangi alanlarda içsel zorlanmalar yaşadığı. Yetenekler ve kariyer potansiyeli. Yeteneklerin yoğunlaştığı ana alanlar, çalışma tarzına dair eğilimler ve maddi kaynaklarla kurulan bağın niteliği. Kökler ve aile dinamikleri. Ailevi yapı, köken ilişkileri ve bunların bireyin karakteri üzerindeki yansımaları. İlişkiler ve ortaklıklar. Bağ kurma biçimleri, yakınlık kurma dinamikleri ve ilişkilerde sürekli tekrar eden döngüler. İçsel çatışmalar ve dönüşüm alanları. Harita genelinde gerilim üreten yerleşimler; otomatikleşmiş ve kişinin gelişimine direnç gösteren kalıplar.
Bu başlıklar, astroloji geleneğinin odaklandığı temel alanları çerçeveler. Her haritada bu unsurların ağırlığı farklılık gösterir; hangi temaların hayat sahnesinde belirleyici olacağı kişiye özel dinamiklere göre değişiklik arz eder.



Astrolojide dekan nedir?
Detaylı Hesaplamalarda Neden Önemlidir?
Yıldızların mesajlarını çözme sanatı olan astroloji, genellikle gözden kaçan incelikler ve nüanslarla doludur. Bunlar arasında, dekanlar , astrolojik burçların yorumlanmasını geliştirmek için en büyüleyici unsurlardan biri olarak öne çıkar. Birinci, ikinci veya üçüncü dekanları duyduysanız ancak ne anlama geldiklerini tam olarak anlamadıysanız, sizi aydınlatayım.
Dekan kavramı: üç bölüme ayrılma anlamına gelir
Astrolojide her burç 30 günlük bir dönemi kapsar, ancak bu dönemin üç ayrı bölüme ayrıldığını biliyor muydunuz? Her bölüm veya dekan yaklaşık 10 gün sürer ve her astrolojik burç için üç dekan sağlar. Bu bölüm, bir burçla ilişkili karakter özelliklerine ve enerjilere ek nüanslar katmaya yardımcı olur.
Bir örnek verelim. Aslan burcu sezonunun ilk günlerinde doğan bir Aslan burcuysanız, burcun ilk dekanına aitsiniz ve öncelikle Aslan burcunun yönetici gezegeni olan Güneş'ten etkileneceksiniz. Öte yandan, bu astrolojik dönemin sonunda, yani üçüncü dekanda doğan birinin Aslan burcu başka bir gezegensel etkiyle (örneğin Mars ) renklenecektir . Bu farklılık, kişilik özelliklerinde, motivasyonlarda ve hatta duyguları deneyimleme biçiminde önemli farklılıklara yol açabilir.
Astrolojik burçların üç dekanı
Bir burcun her dekanı , genellikle ikincil bir gezegenle bağlantılı, kendine özgü bir enerji taşır İşte dağılımları:
Birinci dekan (burcun 1-10. günleri) : Burcun saf özünü temsil eder, tamamen ana gezegeninin etkisi altındadır.
İkinci dekan (burcun 11-20. günleri) : Ana burcun enerjisini ikincil bir gezegenin enerjisiyle birleştirir, bu da ince bir çeşitlilik yaratır.
Üçüncü dekan (burcun 21-30. günleri) : Aynı elementin başka bir burcunun etkisini içerir ve benzersiz bir karmaşıklık getirir.
Yükselen Burcunuzun detaylarını ise şu şekilde tespit edebilrisniz:
Dekan 1 00°00′ ile 09°59′ arasındadır
Dekan 2 10°00′ ile 19°59′ arasındadır
Dekan 3 20°00′ ile 29°59′ arasındadır

Otoritenin Yıkılışı:
Güneş-Plüton Karşıtlığında Güç ve Kontrol Savaşları
Şu sıralar gökyüzünde adeta büyük bir güç çarpışması yaşanıyor. Yaşanan her gelişme, ideal olanı bulmamız, taze bir hakikatle yüzleşmemiz ve köklü bir dönüşümden geçmemiz için adeta sonuna kadar gerilmiş durumda. Gökyüzünde Aslan burcundaki Jüpiter ile Kova burcundaki Plüton karşı karşıya duruyor.
Plüton, hakikatleri gün yüzüne çıkaran doğası gereği her zaman güç dengesizliklerine ışık tutar; Kova burcunda seyrederken de bunu tamamen insani ve toplumsal bir mercekten yapar. Amacı, gücün birkaç ayrıcalıklı kişinin tekelinde kalmasını önlemek ve onu tüm kolektifin yararına olacak biçimde adilce eşitlemektir.
Buna karşın Aslan'daki Jüpiter; hem kişinin kendisine hem de evrendeki tüm canlılara ve insanlığa beslediği koşulsuz sevginin ta kendisidir. Sınırsız bir cömertlik barındırır, doğrudan kalpten hareket eder ve oldukça cesurdur.
Aslında bu döngü, hepimiz için bu yılın en temel yaşam gayesi (dharması) niteliğindedir. İçsel olarak yakalamamız ve uyumlanmamız beklenen frekans tam olarak budur. Bu süreçte Aslan burcunun hem aydınlık yüzünü hem de gölge yönlerini deneyimleyeceğiz; yani bencillik ve egonun, herkesi kucaklayan o koşulsuz sevgiyle olan çetin mücadelesine tanık olacağız.
Bu spesifik göksel dizilimi en son gördüğümüz dönem 1789 yazına denk gelir. Fransız Devrimi'nin fitilinin ateşlendiği, Amerika Birleşik Devletleri'nin temellerinin atıldığı; yani halkın ortak bir amaç uğruna omuz omuza verdiği bir dönüştü. O dönemde monarşiler artık halkın ihtiyaçlarına yanıt vermiyordu ve sonuç kaçınılmaz bir devrim oldu.
Bugün de benzer şekilde, güç kavramı etrafında şekillenen kritik bir eşiğe doğru adım adım ilerliyoruz. Dünyanın dört bir yanında süregelen savaşlara, trajik soykırımlara ve sert güç savaşlarına baktığımızda, yaşanan küresel olayların astrolojik döngülerle birebir örtüştüğünü açıkça görebiliyoruz.
Yine de Jüpiter; sahip olduğumuz dürüstlüğü, manevi pusulamızı ve bu dünyada başımız dik bir şekilde yürümemizi sağlayan o asil yolu temsil eder ve gücün hırsına karşı güçlü bir duruş sergiler.
Kalbinin sesini dinleyenler, bu dönemde kalbinizde daha da güçlü bir şekilde köklenin. İçinizdeki sevginin ve merhametin daha gür çıkmasına izin verin; çünkü bu, dünyaya sunabileceğiniz en kıymetli katkıdır. Bu karanlık günlerde her birimizin ortaya koyduğu enerji çok kıymetli ve ne kadar saf bir kalpten gelirse, etkisi de o denli güçlü olur.
Şimdi önümüzde kolektif geleceğimizi nasıl inşa edeceğimize dair büyük bir yol ayrımı ve yüzleşme duruyor: Yolumuza ego ve benmerkezcilikle mi devam edeceğiz, yoksa bunu eşitlik, adalet ve öz sevgi temelinde mi kuracağız? Gücü birbirimizle paylaşmayı öğrenecek miyiz, yoksa direnecek miyiz?
20 Temmuz itibarıyla gökyüzünde Aslan burcundaki Jüpiter ile Kova burcundaki Plüton karşı karşıya geliyor.
Jüpiter, astrolojide senin yaşam amacını, yani dharmanı temsil eder. O bir yaşam yoludur; şüpheye düştüğünde, kararsız kaldığında ya da ne yapacağını ve nereye yönleneceğini bilemediğinde başvurduğun rehberdir. Kişisel Jüpiter burcun, en yüksek hayrına hizmet eden ve bu yolda yürümenin sana derin faydalar sağlayacağı manevi pusulandır.
Kolektif düzlemde ise Jüpiter'in şu an seyahat ettiği burcun enerjisini hepimize uyarlarız. Jüpiter'in Aslan burcuna geçişiyle birlikte, bu yılın kolektif rotası ve uyumlanmamız gereken frekans da bu eksene taşınmış durumda.
Aslan burcundaki Jüpiter'in en yüksek potansiyeli; kişinin hem kendisine hem de dünyadaki tüm canlılara ve insanlığa beslediği koşulsuz sevgidir. Bu enerji, kendini öylesine kusursuz bir şekilde sever ki etrafındakilere de ilham verir. Sınırsız bir cömertlik barındırır, doğrudan kalpten akar ve son derece cesurdur. Başkalarından bir şeyler koparmak, sahiplenmek ya da tahakküm kurmak derdinde değildir. Sadece var olduğu için sevildiğini bilir ve bu gerçeği başkalarını ezerek kanıtlama ihtiyacı duymaz. Herkes için yeterince alan olduğunu bilir ve zamanını paylaşmaktan çekinmez. Kuralları henüz öğrenmemiş, sadece neşeyle kendi oyununu oynayan en saf halindeki bir çocuk gibidir; kazanmak, kaybetmek ya da sürekli dikkat çekmek gibi kaygıları yoktur, bulunduğu yer saf bir neşe alanıdır.
Bu süreçte dikkat etmemiz gereken en önemli nokta, Aslan'ın gölge yönüdür. Bu gölge; en önemli kişi olduğunu ya da özel olduğunu başkalarına kanıtlama zorunluluğu hissetmektir, çünkü kişi aslında buna içeriden inanmıyordur. Bu eksiklik hissi genellikle para, şöhret, statü veya aşırı ilgi biriktirme çabasıyla kapatılmaya çalışılır. İşte bu çarpık dışavurum, kişinin sevilmek için bu unsurlara bağımlı hale gelmesine ve bu süreçte çevresindekileri küçük düşürmesine yol açar. Bu dönemdeki sınavımız; sevgiyi herkese karşı cömertçe büyütmek, herkesin kendi ışığıyla parlamasına izin vermek ve o gücü başkasından çalma dürtüsüne kapılmamaktır.
Öte yandan bu tablo, Kova burcundaki Plüton'un sert karşıtlığıyla buluşuyor. Bilindiği üzere Plüton, hakikatleri gün yüzüne çıkaran ve sarsıcı bir şekilde ortalığı kasıp kavuran bir güçtür. İnsana aniden güçsüzlük hissi verebilir ve en derindeki korkuları tetikleyebilir. Birçok kişi bu dönemde, tüm benliğiyle var olmaktan korkup kabuğuna çekilme ya da bazı şeyleri gizleme eğilimi gösterebilir. Plüton'un açığa çıkardığı yoğun duygusal enerjiyi zapt etmeye çalışmak ya da kontrolsüzlük hissine kapılarak fevri, kaotik ve aşırı duygusal tepkiler vermek bu transitin yaygın etkilerindendir. Çünkü Plüton doğrudan güç kavramıyla, bunun nasıl elde edildiğiyle ve gerçekte ne anlama geldiğiyle ilgilidir.
Bu son derece varoluşsal bir süreçtir. Kişisel bir Plüton transiti, egonuzu, kimliğinize dair tüm kabullerinizi ve arzularınızı bir kenara iterek sizi adeta dizlerinizin üstüne çöktürebilir. ..
Devamı Yazılar başlığında..
Bize Ulaşınız


Detaylı Bilgi
Çankaya Ankara
+9 0530 942 66 10
WhatsApp Önceliklidir


Gaia'nın Oglu Satürn
Astrolog Özlem KILIÇ'ın Yazısı 2022/1 Astroloji Sınıfı
Astrolojide Satürn, Ogak ve Kova burcunun yönetici gezegenidir. Zodyak çevresini 29 yılda dolaşır ve her burçta yaklasık 2,5 yıl kalır. Satürn disiplini, çabayı, kuralları, olgunlugu, saygıyı ve maddi dünyayı temsil eder. Satürn çabayla gelen yükselisi, yokluktan gelen varlıgı anlamamızı amaçlar. Satürn bize zor sartlar getirerek bizim çabalamamızı, yorulmamızı ve yogrulmamızı ister. Satürn her şeyden önce korkuyu temsil eder. Tüm bu zorlukların sebebi bizi sınamasıdır. Satürn’ün zor sartlarına uyar ve bu zorluklarla basa çıkmayı ögrenirsek, Satürn bize ödüllerini verir ve bizi güçlendirir.
Satürn’ün sınavlarını tamamlayan kisiler, Satürn’ün güçlü enerjilerini almaya başlar, Satürn kisileri olgun, aklı basında, basarılı, ciddi ve mesafeli kişilerdir. Kendi gayret ve çabalarıyla basarıya ulaşan kişiler artık kimseden yardım beklemezler, dertlerini, sırlarını, yasadıkları zorlukları ve acıları basalarıyla paylasmaz, ketumdur.

Insanın karanlık yönlerini, bastırılmıs dürtülerini ve potansiyel olarak yıkıcı egilimlerini anlamaya çalısmak, astrolojinin en hassas ve tartısmalı
alanlarından biridir. Kriminal egilimleri veya asırı saldırganlık gibi davranıs kalıplarını dogum haritası üzerinden okumaya çalısmak, sadece teknik bilgi degil, aynı zamanda yüksek etik bilinç gerektirir. Bu tür bir analiz; yargılamak için degil, anlamak ve önleyici farkındalık saglamak amacıyla yapılmalıdır. Asagıda sunulan astrolojik göstergeler, bir bireyin potansiyel olarak tehlikeli psikolojik yapılar gelistirme riskini tasıyabilecegi durumlara dair örnekler sunar. Ancak her harita biriciktir ve bu göstergelerin hiçbiri tek basına bir suça ya da siddete yol açmaz; kisisel irade, aile yapısı, toplum kosulları ve psikolojik gelisim süreci ile birlikte degerlendirilmelidir.
Astrolojide bir "katil" ya da katil potansiyeli tasıyan kriminal bir kisinin dogum haritasını tanımlamak karmasık bir konudur ve etik açıdan dikkatle ele alınmalıdır. Astroloji, bir kisinin kaderini kesin olarak belirlemez; yalnızca egilimleri, psikolojik dinamikleri ve potansiyel enerji kalıplarını gösterir. Bu nedenle, asagıda verilen unsurlar, agresyon, kontrolsüz dürtüler, duygusal dengesizlik veya karanlık egilimlerle iliskilendirilen astrolojik isaretlerdir. Bunlar, tek basına birini "katil" yapmaz; çevresel faktörler, kisisel seçimler ve yasam kosulları da büyük rol oynar. Öyleyse bir katil potansiyeliyle iliskilendirilebilecek 10 astrolojik unsuru inceleyelim (gezegen, açı ve asteroid yerlesimi):
Astrolojide Sifacı Arketipi
Astrolojide bir "sifacı" arketipini tanımlamak için dogum haritasında belirli açılar, gezegenler ve asteroid yerlesimleri dikkate alınabilir.
Sifacılık, genellikle empati, sezgi, iyilestirme yetenegi ve baskalarına hizmet etme istegi ile iliskilendirilir.
Bu nedenle, su elementinin (Yengeç, Akrep, Balık) ve belirli gezegenlerin (Neptün, Ay, Chiron gibi) baskın oldugu bir harita öne çıkabilir. Asagıda, bir sifacının haritasında bulunması muhtemel 10 önemli astrolojik unsur (gezegen, açı ve asteroid yerlesimi) verelim. Bu unsurlar genel bir rehberdir ve bireysel haritalarda farklı kombinasyonlar da sifacı niteligini gösterebilir:
1. Chiron (Siron) - Yaralı Sifacı
-
Yerlesim: Chiron’un haritada güçlü bir konumu (örnegin 6. ev - saglık ve hizmet, 12. ev - bilinçaltı ve spiritüellik, ya da 1. ev - kimlik) sifacıyı isaret eder.
-
Açı: Chiron’un Ay veya Neptün ile uyumlu açıları (trine, sextile) kisinin yaralarını baskalarını iyilestirmek için kullanabilecegini gösterir.
-
Önem: Chiron, kendi yaralarından ögrenip baskalarına sifa sunan bir arketiptir.

Ay ve Ceres - Baglanma ve Beslenme Arketipleri
Her Dolunay evresinde, içsel duygu dünyamızı dıssal kimlik dünyamızla - yani Ay ve Güneşimizle - dengeleyerek daha fazla öz farkındalık ve duygusal bilgelik davet etme fırsatına sahibiz. Ay'ın gökyüzünde kendi alanı oldugunda, hissedilmesi gerekeni hissetmeye ve benzersiz ay durumumuza ve baglanma örüntümüze uyum saglamaya odaklanmak için ideal bir zaman olabilir.
Psikolojide, beslenme, baglanmamız ve başkalarıyla uyum saglama ve baglantı kurma yetenegimizle ilgilidir.
Ne yazık ki, çogumuz ihtiyaçlarımıza veya duygularımıza duyarlı ve uyumlu ebeveynlerle büyümedik ve bu nedenle içimizdeki bireysel besleyici ve kolektif Büyük Anne ile olan iliskimizde bir çatlak olustu.


Hangi Astroloji?
Astroloji birçok farklı türü olan geniş bir konudur ve farklı yaklaşımlar, yöntemler ve felsefelerle uygulanabilir. Bu nedenle, astrologların sayısı ve astroloji türlerinin sayısı kesin olarak belirlenememektedir. Ancak, genel olarak kabul edilen astroloji türleri arasında Batı Astrolojisi, Doğu Astrolojisi (Vedik Astroloji, Çin Astrolojisi, Tibet Astrolojisi, vb.), Horary Astroloji, Elektif Astroloji, Medikal Astroloji, Finansal Astroloji ve Psikolojik Astroloji yer almaktadır...

Yunan Mitolojisi, Antik Yunan'ın mitolojik ve efsanevi hikayelerini anlatan bir kültürdür. Mitolojide yer alan hikayeler, Antik Yunan tanrıları, tanrıçaları, kahramanları ve diğer mitolojik varlıkların yaşamları ve maceraları ile ilgilidir. Yunan Mitolojisi, antik Yunan'ın dinî ve kültürel hayatının bir parçasıydı ve günümüzde de hala kültür, sanat ve edebiyatta önemli bir etkiye sahiptir.
Yunan Mitolojisi Antik Yunan'da evrenin yaratım süreci, tanrı, tanrıça ve kahramanların yaşayışlarını konu edinen hikaye ve öğretileri içeren bir mitolojidir. Bu mitoloji, Yunanistan, İyonya ve Ege adaları gibi birçok bölgede yaşayan insanların kültürlerinde önemli bir yer tutar.

Yunan Mitolojisi, Tanrılar ve Arketipleri


Bahar Ekinoksu Dengenizi Bozabilir
Bahar her zaman Koç mevsiminin ilk günüyle başlar ki bu aynı zamanda Kuzey Yarımküre'de vernal ekinokstur. Aylarca aynı dört duvara baktıktan sonra, bu burcun enerjini hissettir, kalk ve git enerjisini yenilik arayışı için kullanmaya hazırız.
Ne var ki; Koç, zodyakın bebeğidir. 12 burcun ilk heveslisi. İlkbahar ekinoksunda hepimiz, sertleşmiş toprakta yolumuza çıkan minik, narin fideler gibiyiz. Güneşe uzanırken enerji akıllıca harcanmalıdır. ...

Boğa Burcunda Merkür Retrosu ve Seçimler Konusu
Astrolojide, Merkür bir iç gezegen olarak kabul edilir ve Güneş Sistemi'ndeki en küçük gezegendir. Merkür, hızlı bir yörüngede Güneş'in etrafında döner ve Dünya'dan bakıldığında Güneş'e en yakın gezegendir. Astrolojide, Merkür arketipleri; iletişim, düşünce, zeka, öğrenme, haberleşme, seyahat ve teknoloji ile ilişkilendirilir. Merkür, bir kişinin zeka seviyesini, dil becerilerini, iletişim tarzını, düşünce süreçlerini, bilgiyi işleme kabiliyetini ve akıl yürütme yeteneklerini etkiler. Ayrıca, Merkür, finans, ticaret, eğitim, yayıncılık, medya ve reklamcılık gibi alanlarla da ilişkilendirilebilir.
.jpeg)
Sabit Yıldızlar (Fixed Star)
Koç Burcu Sabit Yıldızları ile çerçevesi çok geniş bir Sabit Yıldızlar serisinin yayınına başlıyoruz.
Koç Burcunun Tau Pegasus takımyıldızında yaşayan bu sabit yıldız, Merkür ve mars doğasındadır. Bu yıldız eğer kişinin kaderine dokunuyorsa, tutkulu aşk ilişkilerinin yanı sıra; hırslı, kibirli, egoist, bencil ve öfkeli bir karakter yapısı verebilir. Endişe verici olumsuz olaylar getirebilir. Kişi terk edilme, duygusal yıpranma, aldatma ve aldatılma gibi olayları deneyimleyebilir.
Kadın haritasında Mars ile kavuşumdaysa ilişkilerinde partnere yönelik bencil, öfkeli ve çelişkili tutumlar gösterebilir. Serseri ruhlu kişilere ilgi duyan kadınların Venüs ve ay yerleşimleri genelde buradadır.
+90 530 942 66 10
+90 541 942 66 10